serenad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serenad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2012

2011 Enleri^^

Sevgili hikaruivy beni şu yazısında mimlemiş.Mimimizin konusu geçtiğimiz yılın favorileriiiiiii;

Yılın Amerikan Dizisi;

Hmmm bu benim için öyle zor bir soru ki!Kore sularına adım attığımdan beri diğer yabancılarla pek ilgilenmemekteyim.Çoğu dizinin adını konusunu biliyorum ama hiç bir amerikan dizisini düzenli olarak izlemiyorum.O yüzden bu alana ne yazsam ne kadar doğru olur emin değilim.En çok kulağıma gelenler şunlar ama; The Walking Dead,The Secret Circle,The Mentalist,Being Human..


Yılın Uzak Doğu Dizisi;

İşteeee tamam burda kalalım bence siz söyleyin ben anlatıyım hangisi nasıldı?Şunda n'oldu?Bunda n'oldu? diye diye :D :D :D Protect the Boss,City Hunter.The Greatest Love ,Can You Hear My Heart?,Scent of Woman en beğendiklerimden...Kesinlikle izlemelisiniz dediklerimse 49 Days ve The Princess' Man!Bu ikisi beni benden alan diziler :)) 49 Days'te  üç damla gözyaşını meraklı bekleyişler,ruh bekçimizin hali ne olacaklar...The Princess' Man izlediğim zamanlarda Se Ryung ve Seung Yoo diye yatıp Se Ryung ve Seung Yoo diye kalkıyordum.Kim yaklaşsa yanıma tutup diziyi anlatıyordum.Zavallı okul arkadaşlarım ne anlatıyor bu canlina diye garip garip bana bakıyorlardı :D :D Ayrıca iki dizinin de OSTu çok güzel izleyemesiniz bile dinlemenizi tavsiye ederim :)) Mesela bu ve bu ve bu ve belki en çok da bu






Yılın Amerikan Filmi;
O kadar az Amerikan filmi izlemişim ki ben Sherlock deyip uzaklaşıyorum buradan :D


Yılın En İyi Erkek Oyuncusu; 

tamam tamam Dok Go!
Kontenjan kısıtlamasından ötürü haremime almadığım için çok üzülen ya da çok sinirlenen mi desem(?) Cha Seung Won nam-ı diğer Dok Go Jin'i seçerek azda olsa çektiğim vicdan azabımı hafifletmek istiyorum çingular.



Fotoğrafları gördükçe tekrar The Greatest Love izleyesim geldi.Ama hayır hayır benim daha izlemeyi düşündüğüm bir sürü şey var.Yapma bunu bana Dok Go Jin!!


Yılın En İyi Kadın Oyuncusu;


Bunun cevabı için diğer hepsinden daha az düşündüm,cevap belli Moon Chae Won!!My Fair Lady'de sevmiştim onu ancak o The Princess' Man deki rolüyle resmen beni kendine hayran bıraktı.Eğer hala onu hiç izlemediyseniz çok yazık size.Her ne kadar TPM'nin finali diğer bölümleri kadar harika olmasa da mutlaka izlenmeli.Üstelik klasik tarihi kore dizilerinde olduğu gibi sönük bir kadın rolü yok bu dizide.Sessiz sakin her denileni yapan en saçma zamanda en saçma davranışıyla sizi sinir eden demek istiyorum.















Yılın Kitabı; 
Zülfü Livaneli'den Serenad :) Teeeee blogumu ilk açtığım sıralarda okumuştum.Hatta şöyle de bir şey yazmıştım.Yetmemiş Semerkant'ı okuduğumda bloguma yazarken yine araya girmiş.Bir türlü beni rahat bırakmıyor bu kitap geldi burda da gösterdi kendini.

Yalnız ne sıkıcı insanmışım ben piiiiii herşey tarih tarih tarih kokuyor.Şöyle eğlenceli bi kitap öneriyim dedim orda da Shakespeare çıkıyor karşıma.Hep diyorum zaten ben yanlış çağda doğmuşum ama n'apalım elden gelen bişey yok.Sanırsam zaman makinasının icadına daha çok vardır :D :D Bu arada kitabın adı Aniden Shakespeare.Konusuna gelirsek günümüzde yaşayan bir kızın bir sihirbaz tarafından geçmişe gönderilmesi ve kendini Shakespeare'in bedeni içinde bulması diyebiliriz.Klasik bir konu gibi duruyor ama işlenişi çok güzeldi bence.Hele ki kız ve  Shakespeare arasında geçen diyaloglar atışmalar :D :D

Vazgeçilmezler; 
Leyla ile Mecnun..Bir gün bir Türk dizisi bu kadar komik bu kadar kaliteli olacak deselerdi inanmazdım arkadaş!Televizyondan izlemiştim önce ama hep kopuk kopuktu.Şu günlerde ilk bölümlerinden tekrar  başladım.Mecnun'un o 'nasııııl?!' diye bağırışları bile izlemek için yeterli sebep!
Bir de Zülfü Livaneli kitapları diyelim :)Serenad dışında sadece Mutluluk'u okudum ama o da çok iyiydi ben n'apim :D Mutluluk'un filmini çok önce izlediğim için kitapla çok karşılaştıramıyorum sanki filmi eksik hatırlıyorum gibi geliyor bana.Biliyorsanız söyleyiverin bana filmde kitaptaki bazı şeyler değiştirilmiş miydi?


Tutunamayanlar;
Eminim bi çok vardır ama benim aklıma sadece Heartstrings geliyor.Öyle güzel başlayan diziye öyle güzel OSTa bu devam bu son mu yakışırdı yani??

Ben ne yazcağım ki hepsine birer cümle ancak bulurum diye dert yapıyordum meğer ne çok söyleyecek şeyim varmış.Daha da üşenmesem yazacağım:) Çok sağol hikaruivy ^^

*Şarkıyı altyazılı koymayacaktım aslında ama herşey bi anlamı varsa güzeldir diye düşünüyorum.Çeviren kişinin yolu eğer bi gün buralara düşerse çok çok teşekkür ediyorum kendisine^^

5 Ocak 2012

Semerkant'ı bilir misiniz?

         Serenad'dan bu yana okuduğum romanlar arasında en güzeli oldu Semerkant.Yapacağım şeyler olmasına rağmen umursamayıp blogları dolaştığım bir anda Sevgili Harmony'nin bloguna denk geldim.Yazısını okur okumaz bu kitabı okumalıyım tam benlik dedim :) Ama kim bilir ne zaman kitapçıya gider kim bilir ne zaman alır kim bilir ne zaman okurum diye üzülüyordum ki bi mucize gerçekleşti ve ben o uzun zaman sürecek zannettiğim kitabı almış ve okumuş ve bayılmıştım :)

Kitabın konusunu tamamen anlatabilmeyi çok isterim ama roman o kadar uzun bir dönemi,birbirine öyle uzak bir coğrafyayı,yaşadıkları zaman birbirine öyle uzak insanları anlatıyor ki nasıl toparlanır bu bilmem.Özetle bahsedersem;


            Elimizde bomboş bir defter var.Ve rubai yazmaya aşık bir Ömer Hayyam.Bu defter Ömer Hayyam'ın rubaileriyle dolarken bizde Hayyam'ın ve çevresindeki insanların hikayelerini okuyoruz.Bu insanlar Nizamülmülk ve Hasan Sabbah olunca iş değişiyor ve kendinizi tarihin içinde buluveriyorsunuz.Ayrıca güzel sayılabilecek bir aşkında...
          Rubailerle dolu yazma bitince romanda bitecek sanmayın.Bu sefer de rubailerin peşinde başka başka insanlar başka başka tarihi olaylar başka aşklar çıkıyor sahneye.Ve hepsine de bayılıyorsunuz!


Ben susayım Hayyam konuşsun;

Her gün biri çıkar,başlar,benim ben demeye,
Altınları,gümüşleriyle övünmeye
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan:Benim ben diye.

...

Kalk haydi,ebediyen uyuyacağız zaten!

...


Şu alacalı bulacalı yeryüzünde bir adam dolaşır,ne zengin ne yoksul,ne mümin ne kafir,yaltaklanmaz hiçbir hakikate,saygısı yok hiçbir kanuna...Şu alacalı bulacalı yeryüzünde,bu yiğit ve hüzünlü adam kim ola?

...

Sevmeyi bilmiyorsan şayet,neye yarar güneşin doğması ve batması?



Yaa ben bunları yazmayacaktım!Aslında Serenad ve Semerkant'ın birbirine ne çok benzeyen iki kitap olduğundan bahsedecektim!En azından birazcık değineyim;

İkisi de
  • tarihin ışığında seyreden aşk hikayelerini
  • birbirine çok uzak mekanları yani farklı kültürleri
  • bu farklılığa rağmen aslında hepimizin aynı şeyleri isteyebileceğini (tamam buna istisna karakterler var Semerkant'ta^^)
  • devlet politikalarının,ülkelerin çıkarlarının altında ezilen halkı  
  • tüm bu düzene rağmen bunu umursamayan sadece aşkı,mutluluğu isteyen insanları konu alıyor..


Serenad'ı daha çok olmak üzere ikisini de çok sevdim.
Seranad'ı daha çok sevmemin sebebi daha yakın bir tarihi ele aldığından içinde geçen bazı olaylardan haberdar olmam,mekanların daha tanıdık gelmesi olabilir.Yoksa ikisi de çok güzel :) :) Şiddetle önermekteyim!

14 Ekim 2011

3 HİKAYE 3 KADIN..SADECE İNSAN

Nasıl başlasam anlatmaya nasıl döksem kelimelere bu kendini bana sevdiren muhteşem kitabı?Tamam taaaaa en başından başlayayım.Kıyafet alışverişi diye dışarı çıktığım bir gün yine kendimi kitapçının başında buldum.Eee kitap almadan geçebilirmiyim ben ordan tam bir kitabı almaya karar verdim kitapçı bana o kitabı alma bence hiç güzel değil dedi şaşırdım tabi herkes satmaya kalkar bu şahsiyet alma diyor.Meğersem bana çok güzel bi kitabı önerecekmiş.Zülfü Livaneli - SERENAD.....

Hayatın rutinine dalıp giden Maya Duran,
Ve onun rutinini tersyüz eden Maximilian Wagner.

Kelimelerle değil notalarla ilan edilen bir aşk
Notaları dinlerken ağlayan bir sevgili
Ve soykırımın yol açtığı bir ayrılık....

Max'in yaşadıklarını öğrenen Maya geçmişe karşı artık ilgisiz kalamaz.Max'in Nadia'sı, Ayşe ve Mari onun için artık dünyada olmayan insanları değil çektikleri acılara rağmen hala umuda,yaşama,sevgiye sarılan güçlü üç kadını anlatır.Yahudi soykırımı,Mavi alay,ve Struma'yı anlatır.
Bu cümleler böyle bi kitap için o kadar yetersiz ki en iyisi alın ve okuyun!Ve kitaptan sevdiğim bir iki cümle;
  • Dinimi soran olmayacaktı bana.Olur da birisi merak ederse,cevabım hazırdı:Müslüman,Yahudi,Katolik;kısacası insan...
  • Bütün hükümetler kötüdür.('iktidarda olduğunda mecburen kötü olmak zorundasındır.Bu elinde değildir'i anlatmak için üzerinde çok durulmuştu.)
Son olarak bu roman uzun zamandır okuduğum kitaplar arasında en iyi tarihi aşk romanı sayılır.geçmiş ve karakterler öyle sıcak öyle içiçe anlatılmış ki...Ben yalnızca 1 günde bitirdim bu romanı desem yalan olmaz.Evet manyak gibi sabahtan akşama kdr okudum.Nolmuş yani??