dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2012

Padam Padam^^

    Yine bir diziyi daha bitirmiş bulunmaktayım:):):) Açıkçası bitti diye çok mutluyum daha fazla çekemeyecektim.Tamam dram olduğunu biliyordum ama her bölüm ağlayıp bir yanda da hüzünlü bir sırıtışla ortalarda dolaşınca siz, dayanamıyordum ben sevgili Padam Padam oyuncuları.Hem bu nedir abi hepinizin geçmişten gelen bir travması vardı.Sorunsuz bir insan evladı göremedim ben dizide.




    Böyle bir paragrafla başlayınca diziden nefret ettiğim beğenmediğim sanılmasın sevdim ama ne bileyim bir yerlerde bir şeyde eksiklik vardı sanki o_O Hem sadece Kim Bum'un melek hallerini görmek her şeye değerdi o ayrı :D :D Spoilere adım atmadan önce dram olsun fantastik olsun benim olsun diyenler varsa işte bu dizi sizin için çingular buyrun izleyin^^

Spoiler (bence pek de spoi yok ama neyse kendimi durduramayabilirim^^)


Sevip sevmemekte karar veremediğim başarılı olup olmadığını anlamakta güçlük çektiğim şahsiyet!Bazen beni güldürdü bazen sinir etti bazen 'vaooow tüm erkekler bu kadar duygusal olsa nolurduuu?' dedirtti.Normal şartlar altında benim bu role ölüp bitmem gerekirdi ama bazen dizide o kadar aptalca baktı ki!Hani dünyanın en saf insanı işte benim dercesine.Evet bir mahkumu oynuyor böyle olması normal sayılabilir fakat bazı sahnelerde de o kadar mantıklıydı ki anlayamadım ben...


Bazı yerlerde de senariste gıcık oldum kız burada hep narin,zayıf,güçsüz,öylesine Kang Chil mutlu olsun diye uydurulmuş bir rol gibi gösterilmiş.İşte Kang Chil'de güçlü,kuvvetli,her işi yapan aktif insan olmuş.İlk bölümlerde kızla polisten kaçıp parka mı ne gitmişlerdi,Ji Na 'sana yıldızların adlarını öğreteyim mi?' dedi.Kang Chil beyefendi sinirlendi neymiş bunu onun yapması gerekirmişmişmiş.Bu Kang Chil'in düşüncesi olarak normal karşılanabilir tabi ama yine de dizi genelinde öyle bir hava hissettim.Bilemiyorum belki böyle hissetmemin sebebi artık bir çok dizide kadın başrollerin güçlü olmasındandır.Hem fotoğraftaki cümleye de bakarsak kıza sen bunları anlamazsın olayının dalgayla da olsa ortada olduğu belli.Ya da Kang Chil'in suçsuzluğunun ispatı sırasında gelişen olaylar!Kızın bunların hiçbirinden haberi yoktu.Bir ara umutlandım avukata falan gitti ama sonra noldu bıraktı peşini!Bir çocuğu rahat bırakmadı o da kendine eziyet çektirmeyi sevdiğinden sanırsam.Akıl ve mantık çerçevesi içinde hangi kız hapisten yeni çıkmış,beş parasız,kanser,yaşlı annesi,kocaman oğlu olan bir adamı sever?


Dizide Ji Na'nın tek sevdiğim şeyi kıyafetleriydi.Bir çoğunu çok beğendim.





Hmmm aslında burda da kızı küçük,sevimli bir yaratık olarak gösterme mevcuttu ama en azından bir hediyeyle kurtardılar kendilerini benim sinirli tavrımdan :D :D




Allah'ım Kim Bum yaaa =) =) =) Sana ne manyak bir rol vermişler böyle.Düşünsenize 'ben meleğim ben meleğim ' diye ortalarda gezinen, elindeki deftere iyi şeyler yaptığında beyaz kötü şeyler yaptığında siyah yıldız  basan bir kişilik ^^ Zayıflamış çok çirkin olmuş kilo alsın gibisinden şeyler okudum internette ama ben sevdim ki bu halini!Ve BOF'taki çömlekçiyle buradaki Melek Gook Soo bambaşka varlıklar gibi onu söyleyebilirim.Bir de şimdiye kadar hiç böyle bir melek görmemiştim dizilerde,filmlerde.Genelde kadın,ayaklarına kadar uzun saçlı ve iyilikten başka şey düşünmez olurlardı.Ama Gook Soo bunlardan hiçbirine uymuyor.Bir kere şekil-a kendisi erkek :P :P  İyilik kısmındaysa sadece Kang Chil'in iyiliğini düşünüyor.Diğer hiç kimseyi umursamıyor.Adam öldürmeye bile gitti daha ne!



Sonra Kang Chil'in annesi!Kadın bir yandan dırdır ediyor hiç birşeyi takmıyormuş hiçbir şeye üzülmüyormuş numarası çekiyor, diğer taraftan acayip duygusal ikide bir ağlıyor.Şimdi diyeceksiniz 'o ağlamasın da ben mi ağlayım?' tabi haklısınız o da haklı istediğin kadar güçlü ol kim kaldırabilir şu yaşananları.Yalnız bu kadın bu çektiklerinden ziyade o balık satarken yanında satış yapan dengesiz yüzünden göçüp gider.Benden söylemesi :) Nasıl bir insan o balıkçı ahjumma!Sürekli bir çemkirme sürekli bir sataşma sürekli  bir aşağılama!Ve bütün bunları da art niyetinden değil saflığın yapıyor ya o daha da beter!Resmeeeeeeeeen insanı hayattan bezdirme uzmanı!!Anne zaten üzgün oğlum hasta diye o da gelmiş daha neler neler diyor; yok insanlar kanserden kurtulabilirmiş ama onunla iyi savaşmalı yaşam umudu olmalıymış,Kang Chil umudunu çoktan yitirmiş de mişmiş...Sus be kadın artık!Dizi boyunca o dedikodudan bu dedikoduya geçtin ona buna şuna laf yetiştirdin yetmedi mi artık?


Yazacak daha birçok lafım vardı ama bu yazıyı uzun bir süre taslakta bekletince Unutkan Canlina tarafından unutuldular.Fotoğraflarla kısa kısa değineceğim artık;

Hayır ben daha çok severim^^


Fotoğraftakinin Kang Chil olması gerekir ama nedense bu kareyi veteriner beyimize ayırmışlar.Dizi boyunca en az çile çeken en mantıklı davranan kişiydi kendisi.Hmmm mantıklı davrandığı konusunda şüphelerim var aslında çek git oradan veterinerciğim niye çekiyorsun onca derdi?Sorun senin sorunun mu?Yok yok vazgeçtim sen de mantıklı değilmişsin.Kızı seven kimse yokken değerini bilme aldat sonra da birisi çıkıp gelince 'Yok seni seviyordum ben.' de!Neydi o tam olaraaak...Geçti Bor'un pazarı..yoksa Bolu'nun muydu??Her neyse anladınız siz beni sonuçta :) :)




Kang Chil'in oğlu sandıkları çocuğu bir de eski arkadaşını da sevdim.İkisi de olması gerektiği gibi düşündüler.Gerçek babasını bulma arayışları ya da kızın Kang Chil'den umudu kesince Gook Soo'yu sevmesi gibi.Gook Soo'yla ikisinin ilişkilerine bayıldım.




'Ben meleğim nuna aşık olamam!' deyip durdu ya kız için üzgünüm ama kendim için sevinmiş olabilirim,beni sevemiyorsan kimseyi de sevme Gook Soo :):):)




Bu yüzüğü ve kolyeyi veriş şekline düşüncesine hayran kaldım.Ben değil Kang Chil ve Ji Na konuşsun;


Bir elmas alacaktım.Ama hoşuma gitmedi...

Düşünüp duruyordum neden bugünlerde insanlar,birbirlerini özensizce seviyorlar.
-Nedenmiş?
Hep elmaslar yüzünden.
-Yok canım.
Öyle vallahi :)
-Nedenmiş?
Elmas kolaylıkla kırılamaz.Yani,onlar sanıyorlar ki,aşk da kolaylıkla kırılamaz.Bu yüzden de bazen birbirlerini ihmal ediyorlar.Ama bu ahşap yüzük,kolayca kırılabilir.Dikkat etmezsen eğer.Yani,aşkımızın kıymetini her gün bilmek zorundayız.Ve aşkımızı korumalıyız.Yoksa kırılır.Tıpkı bu yüzük ve kolye gibi.


Dizide görsel olarak hoşuma giden o kadar çok şey vardı ki!İkide bir durdurup fotoğraf yaptım.Bunlarda en sevdiklerimden;);)




En son kısımlarda şu sahnelerde çok duygusaldı.Ama Canlina kişisi hatırladığım kadarıyla bu dizide hiç ağlamadı.Unutkan olduğumu söylemiştim değil mi? :):)












9 Şubat 2012

Only You ve Acılar Prensi

Ve işte sonunda izledim :) :) :) Filmi taaaa çekim aşamasında duyup bugünlere kadar spoilersiz kalmak benim için çok zor oldu.Merak merak merak hep aramızda kaldı ama bugün izledim sonunda Ji Sub'umu :D Merakı arttırma konusunda makinosev'in katkıları da unutulamaz :):)



Konusunu bilmeyen kalmış mıdır emin değilim ama tek bir cümleyle anlatılacak olursa 'eski bir boksör ve kör bir kızın yaşadıkları aşk hikayesi'  denilebilir.Romantik ve biraz dram içeren filmlere sevginiz varsa ya da ufacık bir Ji Sub sevdasına sahip olmanız bile bu filme beğeneceğiniz anlamına gelir^^

Spoiler


Filmin başlarına bayıldım resmen!Zaten So Ji Sub görür görmez sırıtan ben kızla tanışma eğlenme sahnelerini kahkahkah kihkihkih diyerek izledim :D


Ama kader ağlarını ördü bu kadar mutluluk sana hele ki Ji Sub'a imkansız dedi ayırdı onları.Televizyondaki herşeyi gerçekmiş gibi düşünüp 'Yapma yapma yapma!' 'Etme etme etme!' Dur!Sakın açma o kapıyı!!' diyen yaşlılar gibi seslendim Ji Sub'a ; 'Gitmeeeee gitmeeeee!!' Ama duymadı beni ve gitti o dövüşe.Ah o sahneler!! 'Ölecek şimdi.....Vurma SJS'a......Ya çık ordan çık...' gibi nidalarıma sebep oldu.Bir yanımda kardeşim gözlerini kapatmış başına diğer tarafa çevirmiş.'Abla ben diyim şimdiden bu seferde Ji Sub kör olacak' gibi yorumlar yapmakta.Diğer yanımda arkadaşım 'Canlina seninkini öldürecekler git de yardım etsene!' diyor.Tabi arada da 'ıyy iğrenç' diyerekten başını çeviriyor.
Ji Sub da kör olup beni güldürmedi tabi ama şimdi de 'Konuşamıyor mu acaba?' sorusuyla baş başa bıraktı.Ama bence yaşadıklarından ötürü geçici bir durum bu biz görmeyeceğiz ama bi süre sonra konuşmaya da başlayacak o :)benden söylemesi sıkmayalım canımızı :):)

Bi de bazen çok saf oluyorum ben daha kızın doğuştan değil sonradan kör olduğunu anladığım anda bu kazanın yakınlarından Ji Sub geçiyor demeliydim.Ama kız anlatırken farketmeminde iyi bir yanı var; şaşırıyorsun :)

Sonunu genelde sevmemişler sanırım her şey havada kalmış gibi bir görüntü bıraktığından ama ben sevdim.Neden sevdim;
Bir an Ji Sub ölecek film bitecek sandım korktum ondan
Bir an hiç karşılaşamayacaklar 'turn left turn right'a dönecek bu iş diye korktum ondan
Bir an kız cidden evlendi gitti sandım ondan
Bir an köpek, SJS yi tanıdıktan sonra Ji Sub boynunu büküp gidince üzüldüm ondan
Ve benim düşündüğüm en berbat son kızın Ji sub'u bulamayınca çığlıklar attığı sahneydi ondan
Veee So Ji Sub var ki ya niye sevmeyeyim :D :D




*Şu kısacık yazıyı kaç saatte yazdım ne siz sorun ne ben söyleyeyim yani!Ben yazmaya başladıktan sonra misafirler geldi bende bırakamadım yazmayı ama yazamadım da.Etrafımda birileri olunca benim yazdığıma bakınca iki kelimeyi yan yana getiremiyorum çingular :/ Aklımdaki her şey kuşlar misali başka diyarlara uçuyor.Sınavlarda tepemize dikilip yazdıklarımıza bakan ya da bakmasa bile yanımızdan yöremizden ayrılmayan hocalar olur yaa misafir çocuklarda benim için bununla eşdeğer oldu.Biraz kötüyümdür ben sıkılsınlar gitsinler diye uzuuun uzuuun yazılar okudum.Ama yok sadece gidip gidip geldiler.İyi sabır varmış onlarda ne diyelim :) :)

12 Kasım 2011

Bayılıyorum,Seviyorum,Hastasıyım^^

Ben bir dizi izlermişim hem tarihi hem romantik!Uzuuuun bir zamandır The Princess'man ile yatar The Princess'man ile kalkarmışım.Nasıl olur da hala hakkında konuşmadan içimi dökmeden durabilirmişim bilmem:)Hahaa durmuyordum ki sadece sizi rahat bırakıyordum!Yoksaaa kore dizisi izlemeyen arkadaşlarım bile dizinin en can alıcı sahnelerinden haberdar:))
Peki nedir bu dizi nasıl bişeydir?Neden seversin Canlina?
Moon Chae Won


Şu kadar zamanlık dizi kariyerim boyunca böyle kadın başrol görmedim ben arkadaş.İzlediğim bölümler içinde şu kızcağızın bi defa aptalca davrandığını görmedim.Ne yapsa takdirimi kazanıyor kendisi.Kararlı,cesur,zeki,düşüncelerinin arkasından gidiyor,lafta değil gerçekten aşık,bi zamanlar neşeliydi de...Daha ne sayayım.Aaaaa dizideki rolüne gelirsek :)Büyük Prens'in kızı Se Ryung.Babasının düşmanı olacak bir ailenin oğluna aşık oluyor.Ufffff bu kız kelimelerle anlatılmaz ya izleyin görün!!









Park Shi Ho
Kim Seung Yoo başbakanın oğlu ve sarayda öğretmen,prensesin dersine giriyor.Neşeli,saf,iyi yürekli bir kimseydi fakat yaşadıkları onu zamanla savaşçı,cesur,kötülere karşı acımasız biri yapıyor.Ne kadar yakışıklı olduğu hakkındaki düşüncelerimi yazmama gerek yok sanırım görünen köy kılavuz istemez:)
Hadi bi foto daha koyayııım;



şunun tatlılığa bak yaa:))
İşte bu kızımızda kralın kızı ve dolayısıyla Se Ryung'un kuzeni.Birbirleriyle iyi anlaşsalar da Se Ryung'un babası gözünü tahta diktiği için aralarında bir soğukluk hakim oluyor bir dönem.
Bu adam ise başımızın belası sorunlarımızın kaynağı Büyük Prens Su Yang!Kardeşinin tahtında gözü vardı,kral ölünce de yerine daha çocuk sayılacak oğlu geçince işleri iyice kolaylaşıyor.

Bu ikisi ise Kim Seung Yoo'nun arkadaşları onlar hakkında söyleyeceklerimi sonraya saklıyorum yoksa kendimi tutamayıp spoi verebilirim.

Konuyu biraz karman çorman anlatmış gibi hissediyorum ama eminim siz anlamışsınızdır;Lee Se Ryung ve Kim Seung Yoo herşeyden habersiz birbirlerini sevmeye başlayan fakat gerçekleri farkettikçe aralarında ne kadar büyük bir uçurum olduğunu gören 2 aşık.Peki bu uçurumu görünce korkup kaçacaklar mı dersiniz?Yoksa kendilerinin bile zor yürüyeceği ince bir köprü kurmayamı uğraşacaklar??Yoksa yoksa tamam biz seviyoruz birbirimizi ama diğer masum insanları da düşünmeliyiz mi diyecekler???Yoksa yoksa yoksa başka bir yol mu bulacaklar????

Bittim şu sahneye:))